Deprem Öncesi Belirtiler

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, evrenden doğu ve batı yönünden yol alıp, dünya atmosferine uğrayarak, atmosfer tabakalarında çeşitli çözülmeler, kayıplar ve değişimler geçirirken yeryüzünde alışılmışın dışında farklı durumlar yaşanmasına sebep olur.

Bu enerji gücü dünya atmosferinin troposfer, stratosfer, ozonosfer, Kemosfer (Şemosfer), iyonosfer ve Eksosfer katman tabakalarını etkileyerek, düşeceği bölgenin ekolojik dengesini bozuğu gibi, ekolojik denge içerisinde yer alan insan, hayvan ve bitki gibi canlı varlıklar üzerinde gözlenebilir veya hissedilebilir olağandışı (anormal) değişimler gösterir.

Ayrıca, atmosfer tabakalarından iyonosfer katmanını etkileyerek düşeceği bölgede kullanılan elektronik araç ve gereçlerin de bozulmasına veya aksamasına neden olur.

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin dünya atmosferine uğrarken, çeşitli kayıplar, değişimler ve çözülmeler geçirirken, yeryüzünde meydana gelen anormal (sıra dışı) durumlar:

A) İnsanlar Üzerindeki Normal Dışı Durumlar:

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, dünya atmosfer tabakalarında çeşitli değişimler geçirirken, o bölgede yaşayan insanlar üzerinde fiziksel ve ruhsal bozuklukların meydana gelmesine sebep olur. Bunun nedeni, evrenin bir parçası olan insanın, yine evrenden gelen prana (evrensel çekim gücü) enerji gücünden yoksun kalmasından kaynaklanır. Evrenden gelen bu enerji gücü, insan vücudunun yedi ayrı bölgesinde bulunan şakra noktalarının (evrenden gelen enerjinin canlı vücuduna girdiği noktalara verilen isim) kapanmasına neden olması ve insanın atmosferden aldığı elektromanyetik gücün, Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi ile değişime uğrayarak ters (negatif) duruma dönüşerek insana akmasından kaynaklanan fiziksel ve ruhsal bozuklukların görülmesi.

a) İnsanda Fiziksel Bozulmalar: Baş dönmesi, kusma, mide bulantısı, nefes alma zorluğu, baş ağrısı, ishal, kalp rahatsızlığı, kalp sıkışması, tansiyon düşmesi, kadınların adet (regl) dönemlerinde sapmalar, diz ağrısı, genizde yanma, kulak çınlaması, burun kanaması ve romatizmaların artması.

b) İnsanda Ruhsal bozulmalar: Tuhaf bir bitkinlik, sinir bozukluğu, dengesizleşme, sebepsiz sıkılma, yorgunluk, sebepsiz üzüntü, bazı insanlarda aşırı derecede uyuma isteği, bazı insanlarda ise uyuyamama sorunu. Üşüme hissi, sebepsiz ürküntü, histeri, saldırganlık ve kızgınlık hissi, kolların karıncalanması ve hissizleşmesi, aşırı heyecan ve stres, aşırı düşünme.

c) hamile kadınlarda doğurganlık hissi.

d) Spastik ve akıl hastası kişilerde ağlamalar, çığlıklar.

e) Çeşitli rüyalar görme, afetler, yıkıntılar ve çeşitli kâbuslar görme.

f) Bazı insanların önceden deprem olacağını hislerinin yardımıyla önceden söylemeleri veya aklından geçmesi.

g) Menopoz geçiren kadınların aşırı huysuzlaşması ve istemsiz konuşmaları.

B) Hayvanların Anormal (Olağan Dışı) Durumları

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, dünya atmosferine gelince, atmosfer tabakalarında çeşitli değişimler geçirirken, atmosferden yansıyan enerji gücü, yeryüzüne ters (negatif) enerji yayar.

Bu enerji gücü çeşitli hayvan türlerinin biyolojik fonksiyonlarında değişimler oluşturarak, hayvanların anormal davranmış şekilleri göstermelerine neden olur. Bu olay insan kulağının algılayamadığı frekans dalgaları, ses dalgaları, magnetik ya da elektrik alanındaki değişimler, elektromanyetik akımların yerçekimi kanun yönünde ters etki oluşturması gibi durumlar oluşturarak, hayvanların biyolojik yapılarını bozacak ve ruhsal işleyişlerinde anormal durumlar meydana getirecek olaylar yaşanmasına sebep olur.

Ekolojik denge içerisinde yer alan hayvan türlerinden memeli hayvanlar, kuşlar, balıklar, sürüngenler ve eklem bacaklılar, böcekler gibi hayvan türleri Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin dünya atmosferindeyken, biyolojik yapılarının bozulma biçimleri şöyledir:

1. Köpekler:

Huzursuzluk, havlayarak sahibini uyarma, telaş içerisinde herhangi bir şeyi ısırma, iştahsızlık ve durgunluk, çevresinde görünmez bir düşman varmışçasına ani davranışlar, hazince, bir şeyleri kaygı edercesine ağlayarak havlama, kümeleşme, ağaçlı bölgelere sığınma, iki ayağı üzerinde durmaya çalışma, telaş içinde sahibini ısırma, sahibine olumsuz bir şey olacağı ifade edecek şekilde havlama, ortadan kaybolma.

Geçmiş dönemlerde meydana gelen depremlerde birçok kişinin canını köpekler kurtarmıştır. Köpekler deprem olmadan önce kümeleşirler. Kümeleşmelerinin sebebi, depremin onlara kıyamet hissi uyandırmaları ve kısas için toplanmaları. Kıyamet konusunda daha geniş bilgi verilecektir.

2. Kedi:

Karnı üzerinde yere yapışarak dönme, yerinde duramama, bacaklarını açarak karnı üzerinde yere uzanma ve dairesel yörüngelerde dönmeler, çığlık atarcasına miyavlama, ağlama, yüksek bir ağaca veya ahşap mobilyalara tırmanma, sahibinin üstünü tırmalama, huysuzlanma, sahibinin kucağından yere inmemekte ısrar etme, günlerce evini terk etme, yavrusunu kaldığı yerden çıkarıp götürme, yerinde duramama, sahibini ısırma, acayip sesler çıkarma. . Kediler evcil hayvanlardır, deprem olmadan önce sahibinin yanında çeşitli hareketler yaparak, sahibini meraklandırır.

Kediler deprem olmadan önce ortadan kaybolup köpekler gibi kümeleşirler.

3. At:

Kişneme, tepinme, huysuzlanma, çiftlikteyse tekmeleme kendi dairesinde sinirsel koşmalar yapma, yem yememe, burnundan soluyarak iki ayaklarını kaldırarak zıplama, tepinme. .Atlar depremden önce kümeleşir.

4. İnek:

Huysuzlanma, kaldığı ahırı tekmeleme, koşma, burnundan soluma, saldırganca davranma, telaşlanma davranışları. .inekler tek sıra halinde kümeleşirler.

5. Koyun:

Hazince meleme ve ağlama, sıkıntılı yayılma. .Koyunlar deprem öncesi çoklu gruplar halinde kümeleşirler.

6. Geyik:

Yaşadıkları yeri terk etme, insandan ürkmeme ve insanlara yaklaşma, amaçsızca koşuşturma. .Geyikler deprem öncesi dağınık halde kümeleşirler.

7. Güvercin:

Huysuzlanma, kendini pin duvarına vurma, kanatlarını sağdan sola doğru çırparak uçma, cinslerinin özelliklerine göre anormal hareketler yapma, ağlama, kaçma, uzaklaşma hisleri durumları, taklacı cinslerinin dairesel taklalar atarak huysuzlaşması. Güvercinler deprem öncesi kanat çırparak kümeleşirler.

8. Serçeler:

Sürüler halinde telaşla uçma, cıvıldama, gece sürüler halinde uçma istemi. .Serçeler depremden önce sürüler halinde telaşla uçarlar.

9. Muhabbet Kuşu:

yaşadığı kafese kendini vurarak öldürme, gece bile uçma, tepkisel çırpınma, yüksek sesle ağlama, kafesten uçma isteği, yem yememe, ötmeme.

10. Yarasa:

Gün ışığında uçma, ritimsiz kanat çırpma, çığlık atma.

11. Martı:

Denize dalmama, denizden uzaklaşıp karaya çekilme. Çatılarda kümeleşme, daireler çizerek uçma, ağlama ve çocuk gibi çığlık atma.

12. Karga:

Garip biçimde ve durmaksızın ağlama, geceleyin uçma, durmaksızın çığlık atma, çatılarda kümeleşme.

13. Horoz:

Zamansız (geceleyin bile) ötme, telaşlanma hareketleri, dehşet içinde çığlık atma, çırpınarak yere silkinmek.

14. Tavuk:

Yumurta olmadığı halde kuluçkaya yatma, daha az yumurtlama veya çift sarılı yumurtlama.

15. Tarla faresi:

Ansızın çoğalma ve kümeleşme.

16. Ev faresi:

İnsanlara yaklaşma, fazla görülme, evden uzaklaşıp kaçma, ağlama (fareler ağlayabilir).

17. Leylek:

Göç mevsimi olmamasına rağmen tek doğrultuda dinlenmeksizin göç, önce dairesel yörüngeler çizerek sonra da tek doğrultuda uçma.

18. Sivrisinek:

Bazı yerlerde aşırı çoğalma, bazı yerlerde ise ortadan kaybolma.

19. Karınca:

Evleri istila, yavrularıyla birlikte yuvayı terk etme ve ağaçlara tırmanma.

20. Karasinek:

İnsanlara yapışma ve saldırarak ısırma, sürü halinde tavana yapışma, çıldırmışçasına vızıldayarak dairesel hareketler yapma.

21. Arı:

İnsanlara saldırarak ısırma, panik halinde yuvalarını terk ederek, insan yerleşim yerlerine yönelme, kızgın vızıldama, kümeleşerek uçma.

22. Çekirge:

Tarlalardan, ilçe ve köylere doğru çoğalma, ötmeme, felç geçirme.

23. Cırcır böceği:

Ötme yeteneğini yitirme.

24. Örümcek:

Evleri istila, yerlerde gezinme.

25. Hamam böceği:

Saklandıkları deliklerden çıkarak, yerlerde veya cam kenarlarına yönelme, kapılardan kaçma ve tavana çıkma.

26. Kırkayak:

Evleri istila ve ağaçlara tırmanma.

27. Akrep:

Saklandıkları nemli yerlerden çıkarak, kümeleşme, insan yerleşim yerlerine yönelme.

28. Yılan:

Kışın bile doğal yaşam ortamı yuvasından toprak yüzüne çıkma, evleri istila, kümeleşme.

29. Solucan:

Toprak dışına çıkma, üst kattaki evlere kadar girme.

30. Sümüklü böcek: Ağaçları istila.

31. Kurbağa:

ötmeme, doğal ıslak ortamlarından (bataklık) taş üstüne, yollara, evlere kadar tırmanarak camlara yapışma.

32. Kaplumbağa:

Kış uykusundan uyanma, birbirinin üzerinden tırmanma, kümeleşme.

33. Yengeç:

Toplu ölümler, deniz diplerindeki doğal ortamlarını terk etme ve deniz kıyılarını istila, deniz ortasında yüzme, kümeleşme.

34. Yunus balığı:

Deniz ortamından topluca kıyıya çıkma, insanlara yaklaşarak değişik sesler çıkarma.

35. Eşek ve katır:

Huysuzlaşma, tekmeleme, hareket etme istememe, sebepsiz koşma, kesintisiz anırmalar, sağ bacaklarıyla yeri kazma, iştahsızlık, yol kenarlarına çıkma.

36. Balıklar:

Elektrik balıklarının ölmesi, ampul balaklarının sönmesi, kümeleşme ve suyun dışına sıçrama, derin dip balıklarının su yüzeyine veya orta derinlikte yüzmesi, balık avlama aylarında sıra dışı artış, deniz balıklarının nehre doğru yüzmesi, yılan balıklarının deniz kenarlarına birikmesi, toplu ölümler (balık, midye, denizanası) avlanan balık türlerinde sıra dışı artış, denizkestanesi ve denizyıldızı miktarında artış.

37. Zargana balığı:

Ağzını açarak, panik halinde ve dikey doğrultuda yüzme.

38. Sirke sineği:

Duvarlara yapışma.

39. Tahtakurusu:

İnsanlara yaklaşmama ve kümeleşerek dışarıya çıkma isteği.

40. Kalorifer böceği:

kümeleşerek kapılardan dışarı çıkma isteği.

41. Baykuş:

Gece ağlayarak ötme, çok acayip ses çıkarma, evlerin bacalarına ve pencerelerine konma.

42. Kara kediler:

Sokakta çoğalma, tek sıra halinde kümeleşme, elektrik direkleri veya ağaçlara tırmanma.

43. Kelebekler:

Toplu halde, yerleşim yerlerine göç etme ve felçler.

44. Yusufçuk (Yusuf tutan) kuşu:

Çiftlerinden ayrı olarak uçma, ağlayarak cıvıldama, pencerelere konma.

45. Köpek balığı:

Kıyıya daha yakın yüzme ve saldırganlaşma.

46. Ateş böceği:

Göründükleri yerlerden kaybolmaları, aldıkları enerjinin zayıflaması.

47. Kertenkele:

Binalara doğru çıkmaları, fazla görülmeleri.

Ses Dalgaları Fareler 30 ile 80 kHz aralığındaki frekanslara sahip ses dalgalarına karşı oldukça duyarıdırlar.

Fareler 30–75 kHz aralığında ağlarken, 40–50 kHz aralığında saldırganlaşırlar. Ancak 2 kHz üzerindeki frekansa sahip ses dalgalarının çok kısa bir uzaklıkta hızla sönüme uğradığı saptanmıştır. Bu nedenle, depremlerden önce, ancak 100 ile 5000 Hz frekans aralığındaki ses dalgalarını algılayabilecek bazı hayvanlar sıra dışı davranışlar gösterebilir.

1 Hz frekanslı ses dalgalarına tepki gösteren güvercinler, 50 Hz frekanslı ses dalgalarına tepki gösteren balıklar gibi, 50 Hz'den daha düşük frekanslı ses dalgalarını algılayabilecek hayvanlar bu tür davranışları daha belirgin biçimde ortaya koyabilir. Yer kabuğundaki titreşimler: İnsanlar bu frekanstan düşük sesleri işitememelerine karşın 1 ile 100 kHz aralığında frekansa sahip titreşimleri deri, kulak zarı, saç teli ve tırnak uçları yoluyla hissedebilirler.

Fakat onlar yer kabuğuna bu yolla doğrudan dokunamadıkları için, çoğu hayvan türleri bu titreşimlere çok daha iyi duyarlıdır.

2. Elektrik alan Değişimleri Genellikle, deniz hayvanları elektrik alanına karşı kara hayvanlarından çok daha duyarlıdırlar. Laboratuar çalışmaları bazı kara hayvanlarının da depremlerden önceki elektrik alan değişimlerine duyarlı olduklarını göstermiştir. Olasılıkla, bir deprem öncesinde aşırı derecede artan hava iyonları ya da serbest elektrik yükleri kürklü ya da tüylü küçük hayvanları etkileyecektir.

3. Elektro magnetik Dalgalanmalar Hayvanların atmosfer değişimlerinin, çevreye yansıyarak elektrik alan pulsuna ve elektro magnetik dalgalara gösterdikleri tepkiler olarak, yapılan incelemelerde fare kan plazmasındaki adrenalin (sıkıntının belirteci) ve noradrenalin (heyecan belirteci) ölçümleri, adrenalin düzeyinde azalma, noradrenalin düzeyinde artış olduğu gözlenmiştir.

Fareler üzerine 300 MHz frekanslı ve 10 W/m2'lik elektro magnetik dalga uygulandıktan sonra noradrenalin düzeyinde artış adrenalin düzeyinde ise azalma olmuştur. Depremden önce balık ve ipekböceklerinin sıralanışı ve telaşlanması kedi, fare, köpek, tavuk ve koyunun sıra dışı tepkileri sismik elektro magnetik pulslara ya da elektrik alanına karşı gösterdikleri tepkilerden kaynaklanmaktadır.

"Bütün hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman" (Tekvir suresi, 81/5. ayeti). Kıyamet saati yaklaştığı zaman, yeryüzünde büyük depremler meydana gelecektir. Depremleri ilk hisseden varlıklar, insanlardan önce hayvanlardır. Bilimsel olarak da kanıtlanan bu olay düşündürücüdür.

Deprem araştırmalarımızda elde ettiğimiz verilerde de rastladığımız, deprem olmadan birkaç saat önceden, hayvanların bir araya gelip kümeleşmeleridir.

Gözlemlerimizde karınlara, köpekler, kediler, kuşlar vb. gibi tüm hayvan türleri deprem olmadan önce, huysuzlaşıp ani psikolojik tepkiler göstererek, panik atak olarak adlandırılan davranışlar sergileyip, bir nevi uyarıcı şeklinde sahiplerini düşündürücü hareketler yapıp, deprem meydana gelmeden, kendi türleriyle bir araya gelip gruplaştıkları gözlenmiştir.

Hayvanların deprem olacağı anı hissederek, kendi tür ve cinsleriyle kümeleşip toplanmaları incelenmesi gereken önemli bir soru işaretidir. Araştırmalarımızda ve incelemelerimizde gördük ki hayvanlar içgüdüsel olarak her büyük depremi hissettikleri zaman, kıyametin kopacağı hissine kapılarak, bir araya gelip, kısas için ölümü beklemeye koyulurlar.

Yani her büyük deprem hissi onlara, kıyamet kopacağını anımsatarak çağrışım oluşturur. Hayvanların annelik içgüdüsü yanında yeme, içme, barınma, doğurma, çiftleşme vb. gibi hisleri taşırken kıyametin kopacağı hissini de yeryüzünde meydana gelen depremler ile de algılamaları karşımıza şu sonucu çıkarmıştır. Hayvanlar bile kıyametin kopacağını içgüdüsel olarak bilmektedirler.