Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin Zamansal Ölçümü

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin Dünya atmosferine ne zaman uğrayacağı ve dünya atmosferinden geçerken uğradığı kapıların zamansal ifadesini belirtmeden önce, geçmişten günümüze değin yeryüzünde meydana gelmiş deprem oluş saatlerini incelediğimizde birbirlerinden farklı zamansal sonuçlar karşımıza çıkmıştır.

Dünyamızın zaman vakitleri, Güneşe ve Aya göre esas alınıp hesaplanıyor olması nedeniyle, Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin doğmasına neden olan gökcisimlerinden Güneş ve gezegenlerin kendi yörüngeleri etrafında dönerek, devinimsel hareketlenmeler yapmasından kaynaklanan bu kozmik enerji gücünün toplanıp, ne zaman Evrende yol alıp dünyamıza geleceği konusunda bir aman belirlenmesi çağımızın bilim ve teknolojisinin bile erişemediği bir teori olarak önümüze çıkmaktadır.

Fakat Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin ilk uğradığı yer olan Dünya atmosferindeki değişimlerin ve kayıplarının yeryüzüne yansıtmış olduğu gözlenebilir durumları analiz ederek, meydana gelecek depremleri önceden algılayabilir ve o oranda da tedbirlerini alabiliriz.

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi yeryüzü genel çekim yasasına bağlı olarak geliş açısı yönüyle farklılıklar oluşturur. Bu farklılığın en önemli nedeni, Dünyamızın ekvatordan şişkin, kutuplardan basık kendine özgü geoit şekle sahip olmasından kaynaklanan, kutupların Yer'in merkezine daha yakın olması ve buna bağlı olarak yerçekimi kuvvetinin kutuplara doğru gidildikçe artması nedeniyledir.

Eğer dünya geniş şeklinde olmayıp, bir küre şeklinde olsaydı. Genel yerçekimi kuvveti, Dünyanın her yerinde eşit olurdu.

Aynı şekilde yeryüzünü oluşturan katman tabakalarından litosfer (taş küre) ve dış mantı sert kaya kütle alanlarının yerçekimi kuvveti, diğer katman tabakalarına oranla daha fazla olup, Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'ni çeken pozitif (+) kutup yüklü mıknatısa da benzetilebilinir.

Basit bir örnekle açıklarsak, mıknatısa sarımsak sürüldüğünde mıknatısın çekim alanını oluşturan pozitif (+) ve negatif (-) kutup çekim alanlarında zayıflama meydana gelip, gücünü yitirecektir. Bu basit örnekle bağdaştıracağımız olay, yeryüzüne düşen yağış şekillerinden kar ile ilgilidir.

Yeryüzüne kış aylarında kar yağar, yağan kar havadaki yoğunlaşmanın 0oC'nin altındaki soğuklarda, yeryüzünde buharlaşarak yukarı doğru çıkan suyun, kristalleşerek donan su buharının tekrar yeryüzüne inen yağış şekli olarak, karın yağma süresi ne kadar fazla ise, o yere Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin o bölgeyi veya alanı etkileme riski az olur.

Bu olayın iki tür açıklaması yapılabilir: Birincisi; yeryüzüne düşen kar ağırlık yaparak meydana gelecek depremin dış mantodan yerkabuğu katmanına doğru titreşimlerin oluşturduğu sallantıların şiddet büyüklüklerini azaltır.

Bu olayın gerçekleşmesi de sadece yeraltında eskiden oluşmuş kırık fay hatlarının aktif hale gelmesiyle oluşur. Yani yeni gelecek Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin oluşturacağı kırık fay hatlarıyla ilgili değildir.

Yeryüzünde her metrekareye düşen kar yağışı ne kadar fazla ise o yerde meydana gelecek deprem sarsıntısının şiddetinde azalma oluşacaktır. Çünkü düşen kar, o bölgeye veya alana ağırlık yaparak yeryüzünün en dış katmanını oluşturan kabuk kısmının (yani üzerinde ayak bastığımız yerin) beşik gibi sallanma hızını azaltacaktır.

Bu olay yaptığımız deneylerle de kanıtlanmıştır. İkinci açıklaması ise karın yeni gelecek Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'ni uzaya geri yansıtması olayıdır.

Fizik kurallarına göre, gökyüzünden gelen radyasyon ışımalarının etrafa doğru ve geri yansıtma şekilleriyle parlak ve beyaz renkte olan yüzeyler tarafından uzaya geri yansır.

Astrofizik kurallarına göre de Evrenden Yer'e doğru gelen ışık ışınları saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçerken ışınların büyük bir kısmı yansıyarak geldiği ortama geri dönerek geldiği yeri etkileyemez.

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, Evrenin doğu ve batı yönünden yani Evrensel çekim kuvveti doğrultusunda dünya atmosferine doğru, saniyede 300.000 kilometre ışık hızıyla gelir (c= 3.108m/s) Dünya atmosferinde çeşitli merhaleler geçirirken, aynı zamanda hız kaybına da uğrar.

Hız kaybına uğraması, yeryüzü katman tabakalarını etkileyememe anlamına gelemeyeceği gibi aksine ham olarak, Evrenden gelen bu enerji gücü, Dünya atmosferinde refleksiyon, absorbsiyon ve difüzyon yollarıyla güç ve hız kaybetmesine rağmen, ham olarak bu enerji gücünü, kinetik enerji gücüne dönüşmesine de neden olur.

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, evrendeki gökcisimlerinden Güneş ve Güneşe yarın gezegenlerin hareketlenmelerinden sıcak (akkor) halde toplanırlar.

Dünya atmosferine uğradıklarında bu enerji gücünün bir kısmı absorbsiyon (soğurma) yoluyla sıcak (akkor) halden, soğuk (akkor olmayan) hale dönüşüp atmosferde kaybolur.

Yeryüzüne gelmeye hazır olan sıcak (akkor) Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, Dünya atmosferinde çeşitli kayıplar ve değişimler geçirirken, yeryüzünün soğumasını, yani ısının çekilip havanın iyice soğuduğu zamanı bekleyerek, yeryüzü katman tabakalarından litosfer (taş küre) ve dış manto sert kaya kütle alanlarına, çekim kuvveti etkisiyle gelip büyük tektonik) depremleri oluştururlar.

Yeryüzünde meydana gelmiş büyük depremleri incelediğimizde karşımıza çıkan sonuçlar, depremin meydana geliş saatlerinin belirmesine neden olmuştur.

Yaz aylarında, kuzey yarım kürede yeryüzünde ısının çekilip havanın iyice soğuduğu vakitlerde (iklime göre) gece saat 22.00’den sabah saat 07.30 saatleri arası.

Güney yarım kürede yaz aylarında okyanuslar üzerinde 23.00’den sabah saat 09.00 saatleri arası, karalar üzerinde ise 22.30’den sabah saat 08.00 saatleri arası.

Sonbahar aylarında kuzey yarım kürede gece saat 21.00 ile öğle saat 11.00 saatleri arasında.

Güney yarım kürede sonbahar aylarında okyanuslar üzerinde gece 00,1 ile öğlen 12.30 saatleri arası

karalar üzerinde ise gece saat 12.00 ile öğlen 11.30 saatleri arası

Kış aylarında kuzey ve güney yarım küre bölgelerinde kar yağışının olmadığı günlerin her vakti, Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi gücünü göstererek depremleri oluşturabilir.

İlkbahar aylarında Kuzey yarım küre bölgeleri üzerinde akşam saat 17.00’den sabah 09.00 saatleri arası.

Güney yarım küre bölgeleri üzerine ise okyanuslarda akşam 19.00’dan sabah saat 08.00 saatleri arası.

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, sıcak (akkor) halde bulunduğundan, genellikle havanın soğuduğu ve yeryüzünde ısının çekildiği vakitlerde, Dünyaya düşerek deprem meydana getirir. 

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi, kar yağışı olduğu sırada, yeryüzü bölgelerini etkileyemez.

Yukarıda belirttiğimiz saatler dışında meydana gelen depremler eski kırık (fay) hatlarının durağan durumdan, aktif hale geçmesiyle yani yeraltındaki katman tabakaların oynaması, kırılması ve çökmesiyle oluşan depremlerdir.

Yeryüzünde karın düşmesine rağmen, o bölgede deprem meydana geliyorsa kesinlikle Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi'nin yeni oluşturduğu etkileşimler olmayıp, yeryüzü katman tabakalarının yerinden oynayıp kırılıp ve kaymasıyla meydana gelen depremlerdir. 

Devinimsel Kozmik Dalga Işınım Enerjisi ile yeryüzünde meydana gelen depremlerden sonra üst üste o bölgede artçı depremler meydana gelmesi olasıdır. Sebebi patlamadan sonraki kırılmaların, yerine oturmasından kaynaklandığından, yeni sallantılar oluşturarak, yeryüzü katman tabakalar üstüne titreşim dalgalar yayarak, deprem sarsıntıları meydana getirir (artçı depremler).